11 Şubat 2016 Perşembe

Züğürt Tesellisinin Geldiği Son Nokta

Evde kalmış kız bloğu olarak 14 Şubat güzellemesi yapmak en birinci vazifem olması gerekirken Kubat’ın 14 Kubat kutlu olsun şarkısından sonra bunun üzerine diyecek sözüm kalmayarak susuyordum.


 Günlerden 14 Şubat
Aşk böcükleri her yerde
Tam bi' görmemiş stayla
Face'te millet hep ilişkide
Güllere 100 TL verince
Anladım bu gün bir işkence
Lahmacun bile kalp şeklinde
Bu neyin kafası böyle
Süslü püslü laflardan kurtulmak istiyorum
Bütün peluş ayıları, yok etmek istiyorum
O kalpli balonları, patlatmak istiyorum
Bugüne on dört kubat, denilsin istiyorum
Süslü püslü laflardan kurtulmak istiyoruz
Bütün peluş ayıları, yok etmek istiyoruz
O kalpli balonları, patlatmak istiyoruz
Bugüne on dört kubat, denilsin istiyoruz.

Ben suskunluğumu korurken, birçok sevgili ve koca eskitmiş hatta bir de oğlu olmasına rağmen tipinden evde kalmış kızlık akan sevgili Yıldız Tilbe ablamızdan yeni bir 14 Şubat güzellemesi geldi. Genç Turkcell'in her sene sevgilisi olmayan kesimi hunharca teselli etmesine bayılırken, bu seneki Yıldız Tilbe seçiminin çok isabetli olduğunu düşünüyorum. 


Artık 14 Şubat sevgililer günü olmaktan çıkıp sevgilisi olmayanları teselli etme günü olmaya doğru hızla yol alıyor. 

Objektif olarak fikrimi soracak olursanız; bu konuyu yarın muhafazakar kızların son moda istekleri hakkındaki yazımda geniş geniş anlatacağım. 

9 Şubat 2016 Salı

Kitap Hırsızı Okur Yorumu

"Kitap Hırsızı" konusu bilmeden, tavsiye üzerine aldığım bir kitaptı.
Kitabın yazarı: Markus Zusak

Kitapların arka kapaklarındaki konularından bahseden yazıları okumayı sevmem. Çünkü bu yazıları okuduğunuzda kitap hakkında zihninizde bir şablon belirir, kitaba başladığınızda hikayeyi bu şablona uydurmaya çalışırsınız ve genelde bu arka kapak yazıları çok başarısız olduğu için yazanlar içeriğe uymaz, sizin oluşturduğunuz şablona hiç uymaz ve sonucunda okuduğunuz hikayede sizi rahatsız eden bir şeyler olur.

Okurken, yakın bir zamanda filmi çekilen bu kitabın neden bu kadar çok sevildiğini merak ettim. 

Kitapta anlatılan hikaye vasattı. Tek güzel olan şey yazarın diliydi. Gerçekten farklı ve alışılmışın dışında bir dil kullanan yazarın hikayesi o kadar sıkıcıydı ki o güzel diline rağmen çok zor ilerliyordu. 

Resmin içinden kitabı bulunuz :)
2. Dünya Savaşı Almanya’sında Yahudi olduğu için anne babasından ayrı düşerek evlatlık verilen Liesel’in yüreklere dokunan hikayesi olarak lanse edilen kitap benim yüreğime dokunmadı. Çünkü mevzu bahis Yahudiler olunca hümanist olamıyorum, çünkü onlar konu Müslümanlar olunca hümanist olmadıkları gibi, canavarlar. Çünkü, çünkü, çünkü....

Kitabın bu kadar ses getirmesinin sebebi de büyük ihtimalle Yahudi sempatisi toplamak adına Yahudi misyonerleri tarafından desteklenmesidir.

Kitabı sevenlere saygı duyuyor, okunması gereken kitaplar listesinde olmadığını düşünüyorum.

7 Şubat 2016 Pazar

Devam Eden Kore Dizileri Hakkında 2016 Yorum

Murpy kanunları her zaman işler. Vaktin yokken izleyecek diziler birikir ve sen izleyemezsin.
Vaktin olduğunda ise izleyecek hiç bir şey bulamazsın.

Bende bu durumda idim, sizden de öneri gelmeyince hiç sevmediğim bir şey yapmaya başladım:
Çevirisi bitmeyen dizilere başlamak!

Bu diziler hakkında tavsiye niteliğinde değil sadece fikir vermesi açısından bir yazı yazacağım.

Eş zamanlı izlediğim dizilerden ilki şurada konusu ve oyuncularından bahsettiğim ve oyuncuları itibarıyla izleyeceğimden bahsettiğim One More Happy Ending.


6 Şubat 2016 Cumartesi

Bubblegum Dizisi Yorum ve Replikleri

Bubblegum'u başrollerini Lee Dong Wook ve Jung Ryeo Won paylaştığı için izlemeye karar vermiş epey bir müddet çeviri beklemiştim.


Dizinin konusu ve oyuncuları hakkındaki bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz.

Diziyi izledim ama sadece 8.bölüme kadar. Neden sadece 8. bölüme kadar izledim? Aşağıda cevaplayacağım.

Bubblegum dizisi nasıldı?

  • Lee Jin Wook kırıtık (yoksa kırık mı demeliyim) bir roldeydi. Yani sanırsınız, Yılmaz Morgül. Böyle gay-vari hareketler, ağız kapatarak gülmeler, fazlaca feminendi. Naifliğin sınırlarını abartmışlardı. Bu beni fazlaca rahatsız etti. 
  • Aslında hiç öyle bir adam olmadığı için en azından iyi bir oyunculuk çıkarmıştı diyebilirim.
  • Dizi iki arkadaşın aslında yıllardır birbirine aşık olup da farkında olmamaları ya da bazı nedenlerle duygularını bastırmış olmaları hikayesi üzerine kurulmuştu. Bu açıdan baktığımızda The time we were not in love dizisine çok benziyor. Lakin The time we were not in love dizisinde ikilinin arkadaşlıkları acayip gıpta edilesi iken bu dizideki arkadaşlık boyutu size o duyguyu vermiyor, iki kardeş gibi birbirlerini yiyip duruyorlar.
  • İlk 4 bölümü çok sıkılarak izleyip belki açılır diye kendimi iteledim, durdum. Sonrasında ise 8. bölüme kadar pek zevk almadan normal seyirde izledim. Sonra da dedim ki, ilk 4 bölüm kötü şimdi de o kadar zevk almıyorum, izlemeye devam etmek için dizinin sonundan da merak ettiğim bir şey yok, e o halde bu diziyi yarım bırakmalıyım.
  • Ve sadece 8 bölüm izleyerek hayal kırıklığı ile diziyi sonlandırdım.
Yasal Uyarı: Buradan sonrası biraz spoiler içerir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...