28 Temmuz 2014 Pazartesi

Rum Kesimine Gidiyorum

Şimdi bu satırları okuyan kişi;
1-Cümbür cemaat yapılmış bir kahvaltının sonrasında, kahvelerini içerken eline telefonunu almış bu yazılanları okuyor olabilir,
2-Çekirdek ailesi ile kahvaltısını yapmış, aile ziyaretlerine gitmeden önce internete girmiş ve şimdi burada olabilir,
3-Bayram ziyaretlerinden sıkılmış, kendini oyalayacak bir şeyler arıyor olabilir.

Bunlardan hiç biri de olabilir.

Bunları okuyan kişileri boş ver, yazan kişi şu an neler yapıyor?, diyen olursa;
siz bunları okurken bende Güney Kıbrıs Rum kesimine geçiş yapmış olacağım.



Aslında ülkeyi diplomatik anlamda tanımadığımız için, Rum kesimine T.C. vatandaşlarının geçişi yasak.

Yalnız bayram dolayısıyla özel izin alındı.
Sadece 1000 kişi için.
1000 kişi orada ne yapacak?

Peygamberimizin Kıbrıs'ın fethini kendisine müjdelediği akrabası Hala Sultan, çok yaşlı olmasına rağmen Müslümanların ilk deniz seferine, Kıbrıs'ı fetih için hazırlanan orduya katılmış.
Adanın fethinden sonra attan düşerek şehit olmuştur.
Adaya defnedilmiş ama maalesef ki, Kabri Şerif-i Rum kesiminde kalmıştır.

İşte bizde Bayram dolasıyla Sahabe-i Kiramın mücahide kadınlarından Hala Sultan'ı ziyarete gidiyoruz.

Selamaetle, hayırlı bayramlar...

Hala Sultan hakkında daha fazla bilgi için buraya bakabilirsiniz.



27 Temmuz 2014 Pazar

Devem etseydi...

Devam etmesini istediğiniz diziler var mı? diye sormuşlar.
Ben yapım gereği sonuca hemen ulaşmak isterim.
Her şey hızlı ve çabuk olmalı.
Bu yüzden sevdiğim bir çok dizi olmasına rağmen, keşke bitmeseydi, devam etseydi, dediğim sadece 2 dizi oldu.
Biri A Gentleman's Dignity,



bir diğeri ise Cunnig Single Lady.



Ama bu isteğim hikaye devam etsin, uzasın diye arzu ettiğimden değil, başrol oyuncularını daha fazla görebilmek içindi.

Devam etmesini istediğim filmler?
Öyle bir film yok.
Devam filmlerini de pek sevmem.
Zaten bilirsiniz; genelde devam filmleri ilkini aratır.

Devam etmesini istediğiniz animeler?
Anime ile nane molla bir ilişkimiz var. O animelerdeki çizgi kahramanlara aşık olan zavallı kızlardan biri olmakla birlikte, hikaye gerçek dışı geldiği için anime hastası olamıyorum.
Diziler filmlerde gerçek değil biliyorum ama kanlı canlı insanlar oynadığı için hiç değilse o anda, yani o oynadıkları anda gerçek bir şeyler oluyor.
Ama animeler tamamen birisinin rüyasını anlatıp senin onu zihninde canlandırman gibi, çok uzak, fazla yalancı...

Bu bir mimdi.
Beni Uçay mimlemiş, çok teşekkür ederim...


Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Buradan hepsine ulaşabilirsiniz.

Aktif olduğum diğer sosyal medya hesaplarım






26 Temmuz 2014 Cumartesi

The Mermaid - Surplus Princess Konusu ve Oyuncuları

Deniz Kızı hikayesi denilince; izleyenlerin aklına hemen Secret Garden gelir.
Ama bir çok Kore dizisinin kıyısında köşesinde Deniz Kızı hikayeleri geçer. Başka bir deyişle Deniz Kızı hikayeleri Kore dizilerinin klişelerindendir.

Şimdi de yine bir Deniz kızı hikayesi izleyeceğiz.
The Mermaid / Surplus Princess 


The Mermaid / Surplus Princess konusu:

Jo Bo Ah Su altı İmparatorluğunun Prensesi olan bir deniz kızıdır.
İnsan dünyasına hayran olan Jo Bo Ah, Joo-Wan on'a aşık olur.
Bu sevdiği dünyada sevdiği adamla insan olarak yaşaması için bir şansı vardır.
''Joo-Wan on''un ona aşık olması.''
Jo Bo Ah'ın 100 gün içinde onu kendisine aşık edebilecek mi?

Konu çok klişe ve şahane.
Ben seviyorum klişeleri.
Fantastik olan bu dizi ilk etapta hemen My Girlfriend is Gumiho dizisini hatırlatıyor.

Dizi hakkında bilgiler geldikçe güncelleyeceğim.

Diğer Klişeler için;
1-Başını Omuzuna yaslamak
2-Esas kıza ayakkabısını giydirmek
3-Esas kızı sırtında taşıma
4-Arkadan sarılma
5-Kore dizilerindeki anne terörü
6-Kore dizilerindeki Objeler



Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Buradan hepsine ulaşabilirsiniz.

Aktif olduğum diğer sosyal medya hesaplarım;

24 Temmuz 2014 Perşembe

3.Sayfa Haberlerinin Faili N.F (26)

Ramazan bitti desek, yeridir.
Son 4 günün içindeyiz.
Bende sizin gibiyim, ne zaman geldi, ne zaman bitti, ne ara bir ay geçti, anlamış değilim.
Daha gelmeden, nasıl tutulacak, nasıl dayanacağız? derken sonuna gelmişiz.

Halbuki bir sürü planım vardı. Ramazanı çok verimli geçirecektim sözde!
Dersim olmadığı günleri çıkarırsam; 
çok geç saatlerde kalkıp, biraz Kuran-ı Kerim okumak ve namazımı kılmak haricinde, ezana kadar Garfield'ın Türk kızı pozisyonunda yatmaktan başka bir şey yapmadım.

Neyse ki yemeği yeyince ağırlık çöken değil gözleri fal taşı gibi açılanlardanım da, sahura kadar yaşamsal faaliyetler gösterebildim.


''Konuyu bağlamaya çalışırken, konudan kilometrelerce uzağa sürüklenen N.F (26) sadede arşın mesafesi kalmışken, mucize eseri kelimeleri toparladı.''

Oruç zor, ama zorluğuna  yaraşır karşılığı olan bir ibadet.
Hele ki yaz aylarında.
Şimdi size diyeceğim o ki; sıcağı bahane ederek ya da hiç bir bahaneye ihtiyaç duymadan orucunu tutmayanlar, her şeyi bir kenara bıraktım, oruçlu insanlara saygı duymayıp, halka açık alanlarda yemek yiyen kimseler bayram yapmasınlar.

Sıcakta bayram yapmakta zor yani, hep onları düşündüğümden.


Hayır, yanlış anlaşılma olmasın. Dinimizde baskı yok. Oruçlarını elbette tutmayabilirler.
Ama tutmadıkları oruçların bayramını yapmasınlar, mert olsunlar biraz.
Saygılar...

Not2: Siz bunları okurken ben çalışmadığım derslerin vizesinde olacağım. Dua edersiniz, biliyorum.




22 Temmuz 2014 Salı

Bunlar Hep Rö'nün Başının Altından Çıkıyor.

Twitter'ın amacını çözebilmiş değilim.
Birilerine bir şey mi anlatmak istiyoruz, 
kendi kendimize mi konuşmak istiyoruz? 

Twitter 'da en sevdiğim kişiler, -acayip ama öyle böyle bir sevgi değil- sadece kendi anlayabileceği tweetleri atanlar.
Mesela;
''sevgi'' diye bir tweet atıyor.
Evet sadece ''sevgi.'' 
140 karakterden 5 tanesini kullanıyor.
Al başına belayı, çöz ne demek istediğini.

Sonra ''İşte oydu'' diye bir tweet okudum geçen gün.
Neydi, hangisiydi, kimdi?




Bir başka gün ''Çocuk buraya gel'' yazmış.
Çocuğun, Twitter'da yazdıklarını çözüp ona doğru koşmasını bekliyor sanırım 
Ahh bilemedim.
Tweetlerini çözemeyince de seni hak etmiyorum aşkım! duruşu sergileyerek takibi bıraktım.

Bu kesim insanlar bize ne anlatmak istiyor,
yazdıkları şeyi çözmemizi istiyorlar mı?
''la kim takar sizi, ben kendi alemimde kafa bin beş yüz takılıyorum lol '' mu demek istiyorlar?, bilemiyorum.
Belki de artık kendilerini uzun cümlelerle anlatmaktan bıkmış, usanmışlardır.
Belki gizemli kız tavrı takınmak hoşlarına gidiyordur.

En fena komplo teorim ise tüm bunların Egemen Bağış'ın Rö tweetinden sonra olduğu.
Belki bir salgındı, bir virüs... Ve bazılarımızı esir aldı.
Eğer bu teorim doğru ise Meclisi gensoruya davet ediyorum.☺☺☺

Not: Burası da benim Twitter hesabım.


20 Temmuz 2014 Pazar

Güney Kore Kültürü ile Türk Kültürünün Ortak Noktaları

Hepimizin muhatap olduğu hafif bir küçümseme yatan o soru var ya hani, ''Neden Kore dizileri?'' işte bu sorunun bir çok kimsedeki değişmez cevaplarından birisi: ''Çünkü kültürlerimiz çok benziyor.''
Bu sorunun, burada yazacağım şey ile alakalı olmayan daha bir sürü cevabı var.
Evet!, ama bu da çok doğru.''Hakikaten kültürel bir çok benzerliklerimiz var.''

Karşımdaki ''Mesela ne gibi benzerlikler?'' diye sorduğunda ben artık yıllardır Kore dizisi izlediğimden, yozlaştığım ve bir çok şey artık bana normal geldiği için cevaplamak için biraz, hatta epeyce düşünmem gerekiyor.
Çok klasik olan, hani yoldan geçen teyzenin bile bildiği, ''Eve ayakkabısız giriyorlar'' geyiğini de sevmiyorum.
Çünkü eve ayakkabısız girmeleri benim burada anlatacağım kültürel benzeşimlerinden yanında çok sığ ve sıradan bir ortak nokta olarak kalıyor.

Sonuç olarak bende bir yazı dizisi fikri oluştu.
Dizilerden toparladığım kadarı ile beni çok şaşırtan kültürel benzeşimleri burada yazacağım.


Sanırım en çok ''Komşunun kabını boş götürmeme'' durumu ile karşılaştığımda şaşırmış, hatta bence burayı kesin çevirmenler kendilerince yorumladı demiştim.


City Hunter dizisinden.

Sonrasında bir çok dizide karşıma çıkınca çevirmen uyarlaması olmadığını anladım tabii.


Let's Eat dizisinden.

Ben en çok şaşırtan bir diğer benzerlik ise parklarda civciv satılıp, evlerde beslenmesi idi.
Şurada evlerde beslenen civcivlerle alakalı bir yazı yazmıştım, hatırlarsanız.
İşte acaba onların aldığı bu civcivlerin sonu da bizimkiler gibi mi?, merak etmedim değil.


9 end 2 Out dizisinden
Uzatmayım, zaman zaman yine yazarım.
Benim ilgimi çeken bir konu, umarım sizde severek okursunuz.

Diğer Klişeler için;
1-Başını Omuzuna yaslamak
2-Esas kıza ayakkabısını giydirmek
3-Esas kızı sırtında taşıma
4-Arkadan sarılma
5-Kore dizilerindeki anne terörü
6-Kore dizilerindeki Objeler




Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Buradan hepsine ulaşabilirsiniz.

Aktif olduğum diğer sosyal medya hesaplarım;



18 Temmuz 2014 Cuma

Benim Çiftlerim

Objektif olacağım bir yazı yazacağım şimdi.
Yazan kişi Yoon Eun Hye fotoğraflarını görünce sözünü tutamadı.☺

Şemspare ve Merve'nin Evreni bana bir mim paslamış. Çok eğlenceli!
Mimi size şöyle anlatayım;
bir araya gelip romantik komedi türünde bir dizi çekseler de bende ağzım açık izlesem diyebileceğim 3 çift yazmam gerekiyor.

Bende çiftlerimi oluşturmak için öncelikle romantik komedi de tekrar tekrar görmek istediğim 3 erkek aktör seçtim.
Yanlarına ise her seferinde Yoon Eun Hye çok yakışıyordu.
Hatun her erkeğin yanına yakışıyorsa benim gibi gariban, fangirl bir kızın suçu ne ama değil mi?☺☺☺

1.Çiftim Hyun Bin ile Yoon eun Hye...
Bu çok uzun zamandır ''keşke'' dediğim bir çift.
Resimlere bakar mısınız?, gerçekten de şahane bir çift olmaz mı?


2.Çiftim Joo Sang Wook ile Yoon eun Hye.
Açık söylemek gerekirse ikisini pek yakıştıramadım. Lakin Joo Sang Wook'u emanet edebilecek hem güvenilir hem de şahane bir kadın bulamadım.☺☺☺



3.Çiftim Jang Dong Gun ile Yoon Eun Hye.
Kabul edelim ki; bu ikisi de pek yakışır. Zaten Jang Dong Gun gibi bir adamı taşıyabilecek pek fazla hatun da olduğunu sanmıyorum.


Bu mim bende biraz değişip Yoon eun Hye kimlerle dizi çeksin yazısı olsa da, sonunda beni mazur göreceğiniz biliyorum.


Fangirl bildirdi.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...