24 Mayıs 2015 Pazar

Angry Mom Konusu ve Hakkında

Herkesin övgüyle bahsettiği dizi ya da filmler hakkında anti-tezler ortaya koymak adına yazı yazmayı hiç sevmiyorum ama kendime yandaş bulmak arzusundayım.

Bir süredir Angry Mom üzerine övgü dolu yorum ya da Blog yazıları okuyordum. Hatta bir çok Tweet'de okudum. Sonunda izlemeye karar verdim.




Angry Mom Kore Dizisi Konusu: Kızının okulda şiddete maruz kalması üzerine yaptığı tüm şikayetler karşılıksız kalınca tek bir çıkış yolu bulur:
"Kızının okuluna sahte kimlikle öğrenci olarak yazılmak"
Bu anne ise sıradan bir anne değildir. Lise yıllarında okulun belalısı, herkesi dize getiren bir öğrencidir.
Bu eski belalı öğrenci şimdi kızının okulundaki öğrencileri ve öğretmenleri dize getirecektir.

Dizi hakkında söyleceklerim;

*Bahsedildiği gibi harika bir dizi değil. Ortalamanın altında bir dizi diyebilirim.

*Diziyi neden sevmedin derseniz; bizde Trt'nin çektiği sosyal sorumluluk bazlı dizilere benziyor. 
Diziden anlaşıldığı kadarı ile Kore'de okul çeteleri almış başını yürümüş, şiddet ve adam kayırma vakıaları önü alınamaz bir hale gelmiş.  
Dizi ile tabiri caizse kanayan bir yaraya parmak basılmış ve velileri direnişe davet etmek gibi bir amaç taşıyor.

*Dizideki bu kamu spotu edası işte beni diziden tamamen kopardı. 

*Sevmediğin halde neden bitirdiğimi sorarsanız; Torrent'le yanlışlıkla tüm diziyi indirmişim. İndirmişken sonunda ne olacak diye atlaya atlaya bakayım dedim. Bazen sardım, bir kaç bölümü de atladım ve sona ulaştım.

*Ji Hyun'un ( Queen in-hyun's man, Trot Lovers) çok pısırık ve sinir bozucu bir karakter canlandırması dayanılmazdı.

*Dizinin en büyük artısı Bok-Dong (Ji-Soo) idi. Büyüdükçe bir Woo Bin vakası ile karşılaşabiliriz. "Çirkin adam karizması"

*Dizi hakkında en çok şaşırdığım şey; Başkanın oğlu, okul başkanı rolündeki Hong Sang-Tae (Baro)'nun Reply 94 dizisindeki Binggeure olmasıydı. İzlerken hiç fark etmemişim.

* Bence vakit kaybı bir dizi, belki benim yaşlarımdaki ajummalara hitap etmiyor, belki de ben diziyi yanlış bir zamanda izledim ve haksızlık ediyorum, siz ne diyorsunuz?


Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Buradan hepsine ulaşabilirsiniz.

23 Mayıs 2015 Cumartesi

Fırtına Kokusu Okur Yorumu

Kimilerine sevdiği şeyleri anlatmak kolayken, kimilerine göre sevmediği şeyleri eleştirmek kolay.
Ben sevdiğim şeyleri ballandır a ballandıra anlatmaya bayılıyorken, sevmediğim şeyleri anlatmayı sevmiyorum.

Şimdi de sevmediğim bir iş yapacağım, kötü bir kitabın eleştirisini.

Fırtına Kokusu'nu Nancy Pickard ismini görünce aldım. Yazarın Bakire kitabını okuyup sevmiştim. 
Bir hevesle aldığım bu kitapta ise aynı tadı bulamadım.


Fırtına Kokusu yıllar öncesinde bir çiftlikte işlenen cinayetten bahsediyor.
Katilin 20 yıl sonra avukat olan oğlu tarafından kurtarılmasıyla devam ediyor. Yazar içinde flascbacklerle anlattığı bu hikayeyi gereksiz ayrıntılarla doldurup sakız gibi sündürüp uzatıyor.
Tüm sırları ise sadece 3-5 sayfada açığa çıkarıyor.

Çok zor okuduğum, verdiğim paraya yazık olmasın diye bitirdiğim bir kitap olduğunu üzülerek söylüyorum.

22 Mayıs 2015 Cuma

Feminizm

Geçenlerde, şuradaki yazımda; erkeğin kaburgasından yaratıldığı için içerlenen ablalara,
üzerine basıp ezip geçtiğimiz topraktan yaratılan erkeklerin ne kadar üzgün olabileceğini tasavvur etmelerini söyleyip teselli etmiştim.
Bunu yazmama sebep olan feminizmin muhafazakar temsilcisi yeşil feministlerin sahibi olduğu Blog'un karşı mahallesine başka bir Blog kuruldu.
Turşu Blog.


Turşu Blog'un İslamın özünü anlayan, İslamın yenilik kabul etmeyecek, zaten kendisinin yenileyici bir din olup her zaman ve şeraite uygun olarak indirildiğine inananların yazdığı bir Blog olduğunu düşünüyorum.
En azından yazdıkları yazıların bende -şimdilik- oluşturduğu kanı bu yönde.
Yeşil feministleri hicveden yazıları var.
Mesela bir yazar yazısının bir yerinde diyor ki;

Ben Müslüman, feminist, evli bir kadındım. 
Lakin site henüz ibtidai. Site tasarımına da ona keza biraz daha özen gösterilmeliydi. 
Ara yüz düzenlenir, imla hatasız, sağlam bir altyapıya dayanan güçlü yazılar da eklenirse ilerleyen zamanlarda zevkle okunacak bir site olabileceğini düşünüyorum.

Not:Yeşil feministler diye bahsettigim Blog'un ismini hususen yazmadım.

21 Mayıs 2015 Perşembe

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!

Soma İçin Bir Olduk:  Çocukların yüzündeki gülümseme her şeye değer...
Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.




Soma faciasından en çok etkilenen yerlerden biri de Kırkağaç. Kırkağaç’ta yaşayan 12 yaşındaki Yiğit, okuldaki 12 arkadaşıyla birlikte bir bilim kahramanı ekibi kurdu. Önce yapamayacaklarından korktular. Çalıştılar, çalıştılar, çalıştılar, bilgisayarda yazılım geliştirip, legodan yaptıkları robotlarına yüklediler. Bu bilim yolculuğu, özgüven ve başarı doğru yeni başlangıçları müjdeliyordu.
Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.



Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Google'da en çok aranan kelimeler

Google aramaları yazı dizimin bu ayki dökümü:




Yaş kemale erdi demek ki. Deneyimli biri olarak az gülüp az mimik kullanmanı tavsiye ediyorum. 




Off! Bıçak sırtı bir soru. Rahat davranmak ile kastın neydi acaba? Eline koluna hakim olamıyorsa kafasını kıracaksın. Hahah! Kastını bileseydim sana şurada tüm kıyamet senaryolarını yazardım. Bir daha ki sefere artık.☺




Bana sorarsan "güzellik başa beladır."




Google'da böyle bilemediği kazık soruları bana paslıyor hep ya!




Yiyenler var. Bakınız: 





Buyurun biri benim. Bir şey mi vardı?




Yok be abla! Gelse annem kahve içmeye çağıracak.☺☺☺


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...