24 Mayıs 2016 Salı

Bilinmeyen Adanın Öyküsü Okur Yorumu

Kitap: Bilinmeyen Adanın Öyküsü
Yazar: Josê Saramago

58 sayfalık bu öykü kitabını Nobel Edebiyat Ödüllü olmasından dolayı almış olduğumu söyleyebilirdim ama öyle olmadı. Sadece kitabın isminde geçen “ADA” sözcüğü adada yaşayan biri olarak bana beni al, dedirtti.
Neredeyse her sayfada öyküye uygun yapılan çizimler var ve bazı okurlar tarafından çok sevilen bu çizimler, benim gibi resimli kitap sevmeyen hatta o resimlere bakıp incelemeyen, yazanlara odaklanan okurlar için gereksiz bir ayrıntı oluşturuyor. 



Öyküye gelirsem; çok güzeldi. Öyküden çok öykünün verdiği mesaja bayıldım. Öykünün ana kemiğini oluşturan şu alıntıyı ise hiç unutmak istemiyorum.
“(…) ben bilinmeyen adayı bulmak istiyorum, o adaya ayak bastığımda kim olduğumu öğrenmek istiyorum. Biliyor musun ki, kendinden dışarı çıkıp kendine bakmadıkça kim olduğunu asla bilemezsin, (…)
Zaten kısa bir öykü olduğu için verdiği mesaja değinmek istemiyorum ama siz sadece şunu söyleyebilirim: Bu kitap kitaplığınızda mutlaka bulunmalı.

Bu benim ilk okuduğum Jose Saramago kitabı olduğu için ilk başta tarzını anlamakta zorlandım. Yazar paragraf kullanmıyor, konuşma bölümlerini ayırmıyor, pek çok noktalama işaretini ise ya kaideye aykırı kullanıyor ya da hiç kullanmıyor. Bu tarzı sayesinde hangi cümle kime ait anlamak adına kitabı pür dikkat okumak zorunda kalıyorsunuz. Eğer birkaç satırı alelade okusanız konuyu kaçırıyor, hangi cümle kime ait karıştırıyorsunuz.

Bu tarzını bir yandan sevdim, bazen sinir oldum. Yani yazarın tarzı ile aşk nefret ilişkisi yaşadım ve sırf bu yüzden bile daha başka kitaplarını acilen edinmek istiyorum.

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Another Miss Oh Konusu ve Oyuncuları

Dizi başladı ben konusunu yazmayı atlamışım. 
İzleme listesine aldığım bu dizinin konusunu da yazayım, burada bulunsun.
Diziye ise çeviri bitmeden başlamayı düşünmüyorum, zira çeviri beklenecek bir dizi değil. Çatlarım meraktan. :)



Another Miss Oh Konusu

Signal Dizisi Konusu ve Yorumum

Son izlediğim Kore dizisi Signal. 


Öncelikle dizisinin konusundan bahsedeyim:

Signal Dizisi Konusu: Geçmişteki faili meçhul davaları çözmek üzere kurulan polis/dedektiflik timinde bir polis vardır ki, eski yıllardan kalma bir polis telsizi sayesinde geçmişle iletişim kurabilmektedir. Bu sayede bazı davaların gün yüzüne çıkması kolaylaşacağı gibi bazı karışıklıkların çıkması da kaçınılmazdır.

Signal Dizisi Oyuncular:



Dizi hakkında söyleyeceklerim;

  • Birçoğunuzun dizi hakkında övgü dolu yorumlar aldığınızı tahmin ediyorum. Nitekim ben de bu yorumlar üzerine diziye başladım.
  • Açıkçası bende kamuoyun kadar şiddetli bir etki oluşturmadı. 
  • Neden?
  • Zira ben daha önce Nine Travel izlemiştim ve bu geçmişle iletişim fikrini daha güzel işlemişlerdi. Hatta Nine Travel'de diziyi izlemediyseniz spoiler sakın okumayın -geçmişte yaptığı değişiklik yüzünden bir seferinde sevdiği kızın amcası olmuştu. Sonradan düzeltmişti gerçi de dehşetti- Bu açıdan Nine Travel efsaneydi bence. Bu sebeple Nine Travel izlemeyen kişilerin bu diziden çok etkilendiğini ya da en azından benden daha çok etkilendiğini düşünüyorum.
  • Nine Travel izlememiş birine bu diziden önce onu izlemesini şiddetle tavsiye ederim.
  • Dizinin ilk bölümlerinin temposu orta seviyede. Ne sizi sıkıyor, ne de aman aman oluyorsunuz. Ama şurası kesin: Dizi gittikçe artan bir tempoya sahip. Hatta son 4 bölümü klasik sinema yorumu gibi soluksuz izliyorsunuz.
  • Son 4 bölüm demişken dizinin finali bence olabilecek en normal sondu. Romantik komedi izlemediğimize göre davullu zurnalı göbekli halaylı bir son bekleyen varsa hata ederdi. Böyle dizilerin sonu her zaman biraz hava da biraz -sanki dizi, hayat- devam edecekmişcesine biter. Bu türün sonları ister İngiliz, ister Amerikan ister Kore dizisi olsun, böyledir. 
  • Son olarak dizinin türü suç ve gerilim ki beni bilirsiniz aslında hiç tarzım değildir. Tarzım olmamasına rağmen severek izlediğimi ve benim gibi bu tarzı sevmeyenlerin de diziyi severek izleyeceğiniz düşünüyorum. Belki bu türü sevenlerin ilk 3 listesine bile girebilir. (yine belirtiyorum, eğer Nine Travel izlemediyse :)
  • Tavsiyem yorumlardan etkilenip gözünüzde çok abartarak başlamayın. Beklentinizi ortalama tutarsanız keyifle izleyeceğiniz bir dizi olacaktır.
  • Ayrıca 2 tane şahane Ost'ı var ki; (cover parçalar) bence sadece bu şarkılar için bile diziye başlanabilir, öylesine enfes.
Bahsettiğim Ost'lar Türkçe alt yazısı ile. Bir dinleyin, izleyip izlemem noktasında Ost'lar sizi yönlendirebilir.



Buradan sonrası yüksek dozda spoiler içerir. Böyle bir dizide Spoilerden kaçınılması kanuni bir zorunluluktur. Aksini yapanların kamu hizmeti olarak Berlusconi ile beraber hastane paspaslaması gerekecektir. Kamuoyuna duyurulur.

21 Mayıs 2016 Cumartesi

Mood of The Day Konu ve Yorumum

Filmin ismi: Mood of The Day


Mood of The Day Konusu: Bir tren yolculuğuna çıksanız ve yanınızda oturan adam sizinle bir gün geçirmeyi teklif etse ne dersiniz? İşte film bu teklifi -bazı sebepler yüzünden- kabul etmek zorunda kalan bir kadın ile bir adamın hikayesini anlatıyor.

Filmin konusunu hiç okumadan Yoo Yeon Seok severliğimden dolayı izledim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...