15 Nisan 2014 Salı

Masumiyet Çağı Okur Yorumu

Son okuduğum kitap 1920 yılında Amerikalı bir yazar olan Edith Warton tarafından yazılmış, 1921 yılında ise Pulitzer ödülüne layık görülmüş bir eser.

Kitabın ismi: Masumiyet Çağı.



New York 'un muhafazakar yaşamına sahip olan yerleşik ailelerden birine mensup olan New Archer, kendisi gibi bir aileye mensup olan May ile evlenmeye karar verir. Daha önceleri başka ilişkileri olmuş olsa da, May 'in saf, masum ama gelenekçi yapısı ona sığınacak sağlam bir kapı gibi gelmiştir.
Tam bu esnada May 'in Kuzeni Madam Olenska eşinden boşanmak üzere New York 'a geri döner.
Archer yenilikçi yanı ile bu kadını severken, gelenekselci anlayış ile de, güvenilir bir liman olarak gördüğü May 'in yanında kalmak arasında bir çıkmaza düşer.
Yalnız Madam Olenska geldiğinde Archer May ile nişanını duyurmuştur.

Bir yanda özgürce yaşayabileceği, tüm o sıkıldığı genel geçer kanunları geride bırakacağı Madam Olenska, bir yanda Masumiyet Çağındaki May!

Ağır tempoda ilerleyen bu kitap Amerikan edebiyatından klasiklerinden sayılıyor.
Amerikan edebiyatında klasikler diyebileceğimiz kadar çok eser olduğunu düşünmüyorum.
Zaten 19.yüzyıl öncesinde, Amerikan edebiyatına dair kayda değer bir eser bulmak da mümkün değil.
Bu sebeplerden yola çıkarak, klasik Amerikan edebiyatına dair bir fikir edinmek için, bu kitap okunmalı.

Kitabın bir de film uyarlaması var.
1993 yılına ait bu filmi buradan izleyebilirsiniz.

Kitabın yazarı hakkında daha çok bilgiyi ise buradan edinebilirsiniz.

Not: Bu şahane kitap kapağı tasarımı ise burada bahsettiğim kitabın yazarı Cenk Kayakuş'a ait.

14 Nisan 2014 Pazartesi

Çizgi Filmlerin Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Şimdikileri bilmem ama çocukluğumuzdaki çizgi filmlerde, erkek kahramanlar; genellikle az biraz aptal, çoğu zaman beceriksiz ve akıllı karıları yada kız arkadaşları tarafından yönetilen karakterler.
Ama tüm bunların yanında her zaman karısına yada kız arkadaşına çok aşık ve sadık.


Mesela Taş Devri'nde Fred Çakmaktaş.
Aptal ve saf olan bu adam karısına çok aşıktı.
-Vilmaaa sebebi hayatımmm,
diye bağırması hala kulaklarımdadır.



Jetgiller'de George Jetgil de aptaldı, şaşkındı, saftı.
Ama yine karısına çok aşıktı.



Arı Maya'da erkek arı olan Billy yine pek bir şapşaldı.
Arı maya ise malumunuz, zeka fırtınası.



Heidi 'de ise Peter; Heidi 'nin peşinden koşan, amiyane tabirle, kafası tam basmayan bunu da açıkça itiraf eden erkek karakterdi.



Candy 'de Antonie; tamam, yakışıklıydı, naifti lakin bir animasyona aşık olan zavallı küçük kızlar olarak kabul edelim ki, biraz idraksizdi, pısırıktı, çevresindeki olaylardan bihaberdi, falanlar,filanlar.

Örnekleri çoğaltabilirim, aksi örneklerde sunabilirsiniz bana, kabul ederim.
Ama benim çocukluğumda beynime işleyen şey; erkeklerin biraz aptalca olduğu ve kadınların onları gütmesine ihtiyaç duyduğu.
O yüzdendir ki, zeki bir erkek ile karşılaştığımda nadir bir eser, ne bileyim, İbrahim Çallı 'nın portrelerinden biri ile karşı karşıya kalmışım gibi hissederek,
-Baba bana bunu al, demek istiyorum. :)

13 Nisan 2014 Pazar

Angel Eyes Konusu 2014 Kore Dizisi

Bahsedeceğim dizinin iyi olduğunu düşündüğüm bir kadrosu var.
Dizinin ismi: Angel Eyes


Angel Eyes dizisinin kadrosunda hangi oyucular var peki?
Esas oğlan Lee Sang Yoon ama ben tanımıyorum.
Bundan sonrasını size tanıtacağım.
Dizinin kadrosunda Boys Over Flowers dizisinden tanıdığımız Ku Hye Sun nam-ı diğer Jan-di var,



Heirs dizisi ile yıldızı parlayan ve bir çoğumuzun pek bir sevdiği genç oyuncu Kang ha neul var,


I need romance 2 ve 3, Personal Taste, Cheongdamdong Alice gibi dizilerde karşımıza çıkan, en son ise You came to me and became a star mini dizisinde sizlere bahsettiğim Kim Ji Suk var,

vE Bing Bang 'in pek şeker üyesi Seung Ri var.



Dizinin yönetmeni, 49 days dizisinde yönetmeni olan Choi Mun Seok.
Yazarı ise Operation Proposal ve Boys Over Flovers dizisininde yazarı olan Yoon Ji Ryeon.

Angel eyes dizisinin konusu:
Yoon Soo-wan ve Park Dong-joo birbirlerini seven iki genç aşıktır.
Yoon Soo Wan geçirdiği bir kaza sonucu kör kalır ve Park dong joo'yu görebilmek için göz nakline izin verir.
Lakin ailevi sorunları yüzünden ilk aşklarını bitirmek zorundadırlar.
Doktor olan Park dong Joo ile acil servis çalışanı olan Yoon soo wan 12 yıl sonra karşılaşırlar ama yine aşklarından vazgeçmek zorundadırlar.

Dizinin türü için dram,romantik ve medical diyebiliriz.

Ben çevirinin bitmesini bekleyemem, hemen izlemeliyim diyenler ilk bölümü çevirilen bu diziyi buradan izleyebilirler.

NOT!
Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Buradan hepsine ulaşabilirsiniz.

Aktif olduğum diğer sosyal medya hesaplarım;


11 Nisan 2014 Cuma

Kore Dizilerinde Anne Terörü

Kore dizilerindeki anne terörüne eğileceğim.
Belki Korelilerin bile bilmediği bu toplumsal sorunu bir makale haline getirip yetkililere sunmayı planlıyorum.
Hemen her dizi de karşımıza çıkan bu şiddet vakaları Koreli oppalarla evlenme hayali kuran 13-20 yaş genç kızlarımızı hiç düşündürmüyor mu?, diyerek merak içinde kaldığımı belirttikten sonra,
bir sorunun çözümünün, öncelikle sorunu tüm hatları ile öne çıkarmak olduğunu bildiğimden, evvela adım adım bu bu sorunu ele alacağız :P
Sonra da bu uzun cümleyi bir okuyuşta anlayabilenlere bir sıkımlık diş macunu hediye edeceğiz. :)

Hangi dizi filmde anne terörü görmedik diye düşündüm araştırdım bulamadım.
Anne terörü kendi içinde dallara ayrılıyor.
1- Gelinini kabul etmeyip, başka bir adayı destekleyen zengin anne modeli.

1. tür anne modellerini örneklerle ispata gidelim.

Son zamanların tahammül sınırlarını zorlayan, ekranın yumruk geçirmesini isteten annesi olarak Park Joon Geum' u seçiyorum.



Heirs dizisinde, Kim Tan' ın sözde annesi rolüyle hepimizin antipatisini toplayan Park Joon Geum aslında Secret Garden dizisi ile bizim kara listemize girmişti çoktan.
Oğlu ve gelinini torunları olduktan sonra bile affetmemiş, oğlunu da evlatlıktan reddetmişti.
Hyun Bin gibi oğlum olacak da evlatlıktan reddedeceğim ne ayıp! :)



Şimdilerde yine Emergency Couple dizisinde Choi Jin Hyuk'un zengin ve sinir bozucu annesi rolüyle gelinini reddetmekle meşgul.
Allah'tan sabır diliyoruz.Ona değil tabii ki.
Elbette bize.



Bakınız replikte kocası için bunları söylüyor.Hani kendinin de farkında!

Rooftop Prince dizisinde de Yoochun'un halası rolünde oynamıştı.


****

Kore dizileri tarihinin en beter annelerinden olup, yine 1. kısma giren bir diğer anne ise Lee hye Young!
Boys Over Flowers dizisinde zengin bir kadın ve varisi olan oğlunu statü sahibi biri ile evlendirme derdinde.
En son tokatı basacaktı müstakbel gelinine de, neyse ki böyle durumlarda esas oğlan her zaman annesine baş kaldırır.



Fazla bir yapımda rol almayan Lee hye Young 'un bizim aklımızda yer etmesini sağlayan dizi, dramın atası olarak adlandırdığım I'm sorry I love you.
Öz oğlundan, üvey oğlu için kalbini istemişti de bizi içimizden aslan çıkararak ağlatmıştı.Pis kadın! :)
Aslan çıkararak ağlama: böğürerek ağlama şeklinin bendenizce nazik tabiridir. :)





Bu sahne sonrasında So ji Sub iç sesi ile annesine şunları söylemişti.

''Anne...
Lütfen ağlama. Yapmacık gözyaşları istemiyorum ben senden.Ağlama anne.

Anne, neyin var? Eğer o gözyaşlarını benim için döküyorsan..
Lütfen şimdi ağlama...

Dökmen gereken pek çok gözyaşı var daha...Benim için kan ağlayacaksın daha..''

Gene tüylerim ürperdi gene...


****

1.tür anne modeline dahil olan annelerden birisi de Oh mi Hee.
Lie to Me dizisinde zengin oğlunu, fakir kızdan koruyan cengaver annelerden!



****

Hyun bin'in annelerinden çekmediği kalmamış diyerek kara kedi annelerden bir diğeri olan Kim Ja Ok ile devam ediyorum.
Kim Ja Ok My name is Kim san soon dizisinde istemeyerek de olsa müstakbel gelini ile yüzleşmek zorunda kalmış ve oğlumu ne kadar seviyorsun diye sormuştu.
O da 1. sınıf annelere dahil tabii ki.





Can't lose dizisinde de anne rolünü üstlenen Kim Ja Ok hakkında daha fazla yorum yapmadan alt resimdeki bakışına doğru sizi yönlendiriyorum.



Kim Ja Ok Coffee Prince dizisinde erkekden bozma, eğitimsiz gelin adayı Eun cha yani Yoon Eun Hye'yi kabul etmeyen anne idi.
Bu sefer tek değil, arkasında ''kapı gibi büyük anne'' desteği vardı ama büyük anneleri başka bir postta ele alacağız.




****

2-Fiili şiddete yönelik anne modeli.
Bu sınıfa dahil olan anneler diye sıralama yapamıyorum.
Çünkü Kore dizi filmlerindeki tüm anneler şiddete eğilimli ve bil fiil şiddet gösterisinde bulunuyorlar.

Kızının yada oğlunun kafasına
-aigooo aigooo, diye diye vuran anne ile her dizide karşılaşıyoruz, her dizide!
Hayır, Türkler de çocuklarını dövüyor ama bunu ulu orta yapmıyor yada dizilere filmlerde gözümüze sokmuyorlar.
Çok zeki bir milletiz ya! :)

3-Sorunlu anne modeli.
Oğlunu yada kızını terk etmiş, yıllar sonra tekrar dönmüş kızını yada oğlunu arıyor gibi.
Çocuğu babasına bırakıp kaçan anne gibi.
Örnekler çoğaltılabilir tabi.

Mesela; Heirs'te Kim Tan yani Le min ho'nun annesi rolünü üstlenen Kim Sung Ryung bir metresti.



You Are Beautiful dizisinde ise esas oğlanı yıllar evvel terk edip giden sonra dönüp çocuğu ile iletişime geçmeye çalışan anne rolünde izledik onu.



Buradan sonraki anneleri tam bir kategoriye oturtamadım o yüzden makale modundan çıkıyorum.
Serbest stilde devam edelim. :)


****

Song Ok Sook ise cefakar annelerden bir tanesi.
Gerçi onunda içinden şiddet fışkırıyor. Miss you izleyenler ilk bölümlerde kızını nasıl dövdüğünü unutmamıştır.
Birde kızının tecavüzcüsü ile yüzleştiğinde ona sorduğu şu soruyu kim unutabilir.




Rooftop Prince dizisinde de Yoochun ile rol alan Song ok Sook, bu dizide de çileli bir kadını canlandırmıştı.
Pasta dizisinden de bilmem hatırlar mısınız onu?




****


Anne rolünün vazgeçilmez bir diğer ismi Lim Ye Jin.
Düşlerimin Prensi dizisinde Lim Ye Jin, kızını saraya bir nevi satmış ve kendini, zengin olmanın kısa yolu üzerine okulsuz master yoluna adamıştı.


My princess dizisinde farklı bir tutum sergilediğini söylemek mümkün değil.



Boys Over Flowers'da da Jan di'nin annesi idi.
Ona hep fakir anne rolü biçilmiş, yazık. :)



Kendisinden pek bir kötülük görmedik ama ben sevmem.
Yapmacık bulurum ve zaten yine de örnek bir anne diyemeyiz.
Diyorum size Kore' de örnek anne diye bir durum yok. Bakınız araştırma yazımızın sonuna geliyoruz, daha bulamadık.


****
Birde Dal ja' mın evlen diye kafasının etini yiyen bir annesi vardı.
Lee Kyeong Jin.
Replikleri okuduktan sonra Lee Kyeong Jin'in Türk annesi olma ihtimalini düşünmeden edemeyeceksiniz.





****

Evlere şenlik kızını iteleyip kakalayan bir anne daha var ki ben pek severim onu.
Le il Hwa.
Reply 97-94 serilerinde anne rolünü üstlenmişti.
İki dizide de kızını yerip, müstakbel damatlarının tarafını tutmuştu.
Tabii o da dayakçıydı, hatırlatayım. :)


Heartstrings dizisinde Shin'in modern annesi idi.
Ne yalan söyleyim bu dizide oğlunu falan dövmemişti, en azından ben hatırlamıyorum.
Hatırlayan beri gelsin.


İyi anne rolünden bıkmış olmalı ki, You came from stars dizisinde kötü anne rolünü kanının son damlasına kadar hakkıyla oynadı!
Iyy!




****

Kapanışı izleyen herkesin gönlünde taht kuran, Allah'ım böyle kaynanam olsun dedirten kadın Junh Hye Young ile yapıyorum.
Playful kiss dizisindeki anne.En çok kayınvalide.
Oğlu bu kızı seçsin diye neler neler yapmıştı kim unutabilir ki!
Ona gönül plaketimi yollayıp Kore'nin gelmiş geçmiş en harika annesi seçiyorum.
Haklıyım değil mi?



Gördünüz!Kore şiddete eğilimli bir ırk.
Uyan izleyici! :)

Şakası bir yana, üzülerek söylemeliyim ki, bu araştırma yazımın sonuna geldim.Ben severek yazdım, sizde gülerek okursunuz umarım.

Not:Devamı gelecek olan yazılarımın bir ilkiydi!
Not2: Tabi bunlar benim izlediğim dizilerdeki anneler.

NOT!
Blog'umda yazdığım tüm dizi ve filmleri alfabetik olarak sıraladım.
Buradan hepsine ulaşabilirsiniz.

Aktif olduğum diğer sosyal medya hesaplarım;


Adios!  
  

10 Nisan 2014 Perşembe

Kamera Arkası

Blog yazılarını okurken, okuduğum kimsenin profil resmini esas alıyorum.
Profil resminiz neyse siz 'o'sunuz. benim kafamda!
Farz misal, profil resminiz bir kuş, o zaman sizde o kuşsunuz, yapacak bir şey yok. :)
O profil resmi, o kişi ile özdeşleşiyor.
Sizde de durumun değişik olduğunu sanmıyorum.

Bu yüzden işe biraz daha somut gerçeklik katmak için, doğru tabir olur mu bilmiyorum ama kamera arkasını göstermek istedim.
Şu an yatağımın üzerindeyim.


Gece on ikiden sonra herkes odasına çekilip, sesler kesilince yazmayı seviyorum.
Ertesi gün dersim yoksa 2-3'e kadar mesaideyim, ne mesaisi?  diyeceksiniz elbet!
Blog yazımı yazdıktan sonra, bilgisayar kucağımda ''Allah ne verdiyse artık'' mesaisi. :)



Genelde odama çekilmeden sütümü alır geçerim ama sütüm bitmiş.Bu gece su ile idare edeceğim.Birazdan dondurmamı alır gelirim.
Fotoğrafta gördüğünüz defter Blog'da yazmak üzere aklıma bir şey geldiğinde not aldığım defter.
Duvar saatim olmadığı ve bilgisayar başı mesaim, bazen farkında olmadan hududu aştığı için, özellikle dizi film izlerken saati göremeyip ipin ucunu kaçırdığımdan elimin altında bir masa saati bulunduruyorum.



Mouse pad'im yok.
Onun yerine her zaman kitabımı kullanıyorum,gece gündüz fark etmiyor.
Kitabım her zaman elimin altında oluyor, okumayı unutmuyorum böylece.
Bu kadar kitap okumak için zamanı nereden buluyorsun diye soranlara da cevaplarımdan biri olsun :)

İşte bu hal ve şerait altında yazıma başlıyorum.
Normal yazılarımda en az 1,5 saate ihtiyacım var.
Yazıyorum,okuyorum,tekrar okuyorum,düzeltiyorum, beğenmiyorum değiştiriyorum.
Sonra yazım hataları için son bir kaç kez üzerinden geçiyorum.
Bu aşamada çok okumak zorunda kaldığım için de, kendi yazdıklarımdan nefret ediyorum.
Sizin de nefret etmemenizi umarak otomatik saati ayarlayıp ''Yayınla'' sekmesi üzerine tıklıyorum.
Ama dizi film yazılarında durum farklı tabi.Dizi,film yazıları haftalarımı alıyor bazen.
Çünkü biliyorsunuz; Tumblr' dan gif, replik ve resim alarak yazı yazmıyorum.



Masa üstü arka planımda bu resim vardı, demin sizin için bu fotoğrafları çekerken.
Fotoğrafları çektikten sonra uzun zamandır değiştirmediğimi fark edip resim arayışına girdim.
Henüz ne koysam bulamadım.Hangi salon takımını alsa karar veremeyen yeni gelinler gibiyim.
Bilgisayar benim evim o açıdan :) .

Başka söyleyecek bir şeyim var mı diye düşündüm ama yok.
Bazı yazarların röportajlarını okuduğumda değişik değişik yazı yazma halleri var.
Bende öyle bir durum söz konusu değil maalesef ve bu durum benim yazar olmadığımla doğrudan ilişkili tabii ki.

Şimdi aslında bunu bir mime çevirmek istiyorum müsaadenizle.

Parfümümün Kokusu,
Durri Yekta,
My Real,
Beyza Aydın Baser,
Esma Premses,
Yasemin,
Keşke Gerçek Olsa,
Kerimcimeels
lovemeorleaveme,
Melden Notlar,
Acemi Blogger,
Uyuşuk Hayalperest,
Miss Nefertiti,
amigurumi evreni,

Blog'larının sahipleri yazılarını hangi hal ve şeraitte yazar?,
şu an masaüstü arka planlarında hangi resim bulunur?, 
çok merak ediyorum.
Yazma nezaketinde bulunurlarsa bayıla bayıla okurum.

Not: Merak ediyorsanız bunları yazarken arada kalktım ve dondurmamı aldım, geldim.
Çoktan bitirdim. :)
Not 2: Bu aralar iştahım o kadar açık ki, o masa üstü resmimden seçebildiğim tek cümle ''çikolata yiyin.'' :)

BUNLARI OKUDUN MU?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...